Behind Enemy Lines (Düşman Hattı) 2001 yapımı, Bosna'daki Sırpların yaptığı Boşnak katliamını anlatan bir savaş filmi. Bu kez Amerika'nın ve barış gücünün -artık nasıl bir güçse- gözünden anlatılıyor olup bitenler. Yönetmenliğini John Moore 'un yaptığı; oyunculuk kalitesi, çarpıcı görsel kareleri, gerilim yaratan güçlü senaryosu ile etkileyici bir film kuşkusuz.
Teğmen Burnett (Owen Wilson) Bosna savaşında BM barış gücü olarak bulunan birimde görevli bir Amerikan askeridir. Karada tarihin en yüzkızartıcı soykırımlarından biri yaşanmaktayken genç teğmenin yeterince savaşın içinde olmadıklarından dolayı canı sıkılmakta ve konuşlandıkları gemide arkadaşlarıyla suda top sektirmektedir.
"Bu savaşın yanında bir prospektüs verilmeliydi, bugün bu insanların yanındayız, yok yarın diğer insanların. Anlamıyorum neden. Aslında biz sadece izliyoruz, hiç bir şey yapmıyoruz" diyen teğmen, Amiral Reigart (Gene Hackman) a istifasını sunar. Bunun üzerine başarılı ama uçarı Teğmene, motive olması amacıyla Amiral tarafından bir keşif uçuşu görevi verilir.
Ne var ki çektiği fotograflarla birlikte uçağı düşer, arkadaşı Sırp milisler tarafından infaz edilir. Bu andan sonra hayatı tam bir kabusa dönen deneyimsiz asker için Bosna dağlarında bir canpazarı başlar. Bir Sırp katliamının izlerine bizzat tanık olan teğmene üstleri de sahip çıkmaz. Sırp tarafını kızdırmayı göze alamayan Barış Gücü, teğmeni orada kaderine terketmeyi uygun bulur.
Ama filmin sonu mutlu merak etmeyin. Haşarı ve sevimli teğmenimiz gereken savaş dersini de alıp ilkeli ve fedakar komutanı Reigart tarafından cehennemden kurtarılır. Cehennem, cehennemdekilere bırakılıp çekilinir.
Film; çarpıcı bir senaryo ile bu savaşta kaderine terkedilen müslüman bölge insanının dramını anlatıyor aslında. Özellikle bataklıktaki toplu mezarlık sahnesi etkileyiciydi. En azından Amerikalıların, aslında dahil olmadıkları bir savaşta orada neler olduğunu dünyaya anlatma cesaretini göstermiş bir filmdir.
Ama biliyoruz ki; Amerika bu tür filmlerle katıldığı savaşlarda yaptığı hataların özeleştirisini yapar görünüp bir şekilde kendini aklar hep. Vietnam savaşından ve 2.Dünya Savaşı'ndan sonra da benzer filmler yaparak kendi toplumundaki savaş karşıtlarının seslerini kısmayı başarmıştı. Biliyorsunuz 90lı yılların başındaki Körfez Savaşı içinde benzer bir tutum sergilendi.
Hollywood bunu hep yapıyor demek yanlış olmaz. Bize gerçek yüzünü göstermek için değil, kendi halkını yatıştırmak için yapıyor. Yoksa hala her fırsatta, kendisinden epey uzaktaki sorunlu coğrafyalara askeri müdahaleye kalkışmazdı değil mi?


Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.