Oyunu izlerken ve şiirleri bir yandan hatırlarken ben olsam şöyle seslendirirdim, böyle yapardım dedim oturduğum yerde. İyi bir izleyici miyim neyim:))
Bir şiiri okumak ta en az yazmak kadar keyifli bir iştir. Belki de yazmak kadar üretici sanırım.
Jazz altyapısıyla müziklemişler oyunu. İyi bir şiirin içinde zaten iyi bir müzik ve dolayısıyla ritm de vardır mutlaka. Kendi haline bırakırsan hareket kendiliğinden çıkar ortaya.
Cemal Süreya şiirlerinin bazıları adı olmayan bir kadına hitaben yazılmış gibidirler. Kadını ve cinselliğini anlatan çok şiiri vardır. Dolayısıyla sahnede ve sahnelenişte buna dair bir vurgu, bir iz görmek isterdim. "Üstü kalsın" dekorları, ışık ve sahnelemesi açısından oldukça maskülen bir oyundu diyebilirim. Kadın oyuncu, cinsiyetsiz gibiydi. Kostümü, tavırları, okuyuşu, duruşu ve hatta bakışı hiç te şiirlerde anlatılan kadına benzemiyordu.
Tiyatromuz, oyunlarımız, şiirimiz, şairlerimiz, kelimelerimiz eksilmesin hayatımızdan. İyi ki varsınız hepiniz.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.